Cover

Page 2 - 3

Page 4 - 5

Page 6 - 7

Page 8 - 9

Page 10 - 11

Page 12 - 13

Page 14 - 15
 

BULUNTULAR

Bronz Bir Fibula

      Kapadokya Kapısı’nda bir adet tipik broş ya da bronz fibula (Şekil 17) ele geçirilmiştir. İğnesi kaybolmuş olmakla birlikte, Kerkenes’de rastlanan diğer metal buluntuların çoğu gibi iyi korunmuş olan bu parçanın üzerindeki gevşek toprak kalıntıları temizlendiğinde, demircinin törpüsüne ait izler hala seçilebilmektedir.

Demir Çiviler

      Saray Yapı Grubu’nda açığa çıkartılan çeşitli biçimlerdeki demir çiviler arasında üçgen başlı örnekler de bulunmaktadır (Şekil 18).

Hayvan Kemikleri

      Geçmiş araştırma sezonlarında yürütülen kazı ve temizlik çalışmalarından elde edilen hayvan kemikleri üzerinde yaptığı ön incelemeler sonucunda Evangelina Ioannidou, Saray Yapı Grubu’nun taş kaplı eğimli yüzeyinin (glacis) önündeki açık alanda, arala-rında ayı, domuz ve üç farklı tür geyik bulunan çeşitli yaban hayvanlarına sıkça rastlandığını belirlemiştir.

Yanmış Kirişler ve Dendrokronoloji

      Kapadokya Kapısı ve Saray Yapı Grubu’nun Anıtsal Giriş Kapısı’nda yapılan kazılarda bulunan yanmış kirişlere ait çam ağacından büyük odun kömürü parçaları, üzerlerindeki yıllık büyüme halkalarının incelenerek sayılması için Cornell Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Peter Kuniholm ve ekibine gönderilmiştir.

      Bu yayın hazırlandığı sırada sayılabilen en uzun dizinin 197 halkadan oluştuğu saptanmıştır. Aşağıdaki adreste incelenebilecek olan Ege Dendrokronoloji Projesi Aralık 2002 İlerleme Raporu’na göre belgelenen bu dizi Tunç - Demir Çağı ağaç halkası kronolojisini geriye doğru en az yüz yıl daha geliştirecektir:


http://www.arts.cornell.edu/dendro/2002news/2002adp.html

Jeoloji, Jeomorfoloji ve Hidroloji

      Catherine Kuzucuoğlu, Mehmet Ekmekçi ve Harun Aydın bölgede yürüttükleri jeomorfolojik çalışmaları tamamlayarak, Kerkenes Dağı’nın hidrolojisi ile Demir Çağı su idare sistemleri üzerinde bir rapor hazırlamışlardır. Ayrıca Demir Çağı’na tarihlenen anıtsal yapılarda kullanılan kumtaşlarının yerel kaynaklardan elde edildiğini belirlemişlerdir.

Kerkenes’de Üç Gözlü Canavarlar

      İlkbaharda Kerkenes’deki su birikintilerinin içinde Yerkürenin en yaşlı canlılarından biri olan ilkel üç gözlü bir kabuklu hayvan türünün yaşadığı anlaşılmıştır (Şekil 19). Anadolu Üniversitesi’nden Recep Sulhi Özkütük tarafından türü tanımlanan ve Triops cancriformis olarak bilinen bu küçük canavarlara Türkiye’de sıkça rastlanmakla birlikte, daha önce Kerkenes’deki varlıkları bilinmemekteydi. 2002 yılının yumuşak geçen kışının yarattığı olumlu çevresel koşullar çoğalarak ortaya çıkmalarına yardım etmiş olabilir.